"Her kim kadınlarla ilgili şiddeti öven, ayrımcılığı körükleyen, onları rencide eden bir söz söylüyor, bir tavır içine giriyorsa bilin ki onun zihin kodlarında bir sorun vardır’’

 


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her kim kadınlarla ilgili şiddeti öven, ayrımcılığı körükleyen, onları rencide eden bir söz söylüyor, bir tavır içine giriyorsa bilin ki onun zihin kodlarında bir sorun vardır. Bu kişinin bir çoban olması veya bir üniversite hocası olması, bir ilahiyatçı veya bir ateist olması arasında hiçbir fark yoktur" dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" kapsamında Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi'nde düzenlenen programda, sözlerine kadına yönelik şiddet eylemlerinde hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek başladı.

 

Şiddete uğramış, yaşadıklarını dışarıya anlatmamış veya anlatamamış tüm kadınlara geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıyı düzenleyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya, ekibine ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etti.

 

Türkiye'de kadın meselesinin bugün geldiği yerde Bakanlığın ve sivil toplum kuruluşlarının gerçekten çok büyük katkısı ve emeği olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kadınlarımız kendi meselelerine sahip çıktıkça bizler de sizlerden aldığımız güçle daha büyük, daha cesur, daha etkin adımlar attık. Atmayı da sürdürüyoruz. İnşallah bu emekler boşa gitmeyecektir" diye konuştu.

 

"Eşrefi mahlukat olana insana, yaratılmışların en şereflisi olan insana, hele hele kadına yönelik bu şiddet asla kabul edilemez" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin kadına şiddeti insanlığa ihanet olarak ilan etmiş bir Cumhurbaşkanı olduğunu belirterek, bu ihanetin içine giren herkesin cezasını çekmesi gerektiğini söyledi. 

 

Bu meselenin yalnızca Türkiye'nin değil, tüm dünyanın sorunu olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Araştırmalar bu meselenin eğitim düzeyiyle, maddi gelirle çok da ilişkili olmadığına işaret ediyor. Bir üniversitemizin yaptığı araştırma lise mezunu her dört kadından birinin, üniversite mezunu her beş kadından birinin maalesef aile içi şiddete maruz kaldığını gösteriyor" bilgisini verdi.

 

- "Asıl mesele cinsiyetten öte insana bakış meselesidir"

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde bu meselenin doğu toplumlarına münhasır olduğu yönünde oluşturulmaya çalışılan art niyetli algının da doğru olmadığını belirterek, şöyle devam etti:

 

"Batı toplumları da aile içi şiddet sorunundan ciddi şekilde muzdariptir. Demek ki burada asıl sorun nerede yaşadığınız, ne kadar okuduğunuz, hangi refah düzeyine sahip olduğunuz değildir. Asıl mesele cinsiyetten öte insana bakış meselesidir. İnsana verilen değer meselesidir. Bizim medeniyetimiz ve kültürümüz her işin başına insanı koyar. İnsana bakışımızın bozulduğu bir yerde kadına bakışın sağlıklı olması mümkün değildir. Her kim kadınlarla ilgili şiddeti öven, ayrımcılığı körükleyen, onları rencide eden bir söz söylüyor, bir tavır içine giriyorsa bilin ki onun zihin kodlarında bir sorun vardır. Bu kişinin bir çoban olması veya bir üniversite hocası olması, bir ilahiyatçı veya bir ateist olması arasında hiçbir fark yoktur. Her birini ayrı ayrı övdüğü dört kız çocuğu sahibi bir peygamberin ümmeti, sevgili Peygamberimiz ne buyuruyor; 'Cennet annelerin ayakları altındadır.' Bakınız, babaların ayakları altındadır buyurmuyor, annelerin... Annelerin konumu çok farklı. Ayaklarının altına annenin cenneti seren bir inancın mensupları olarak kadınlarla ilgili yanlış algıların ve uygulamaların dinimizle ilişkilendirilmesini asla kabul edemeyiz. Aynı şekilde uğruna canını feda etmeyi göze aldığı topraklarına, bizi kast ediyorum, ecdadımızı kast ediyorum, ne demişiz? 'Anavatan' demişiz. Kadını yar olarak, canan olarak tarif eden bir kültürün şiddet üretmesi de işin tabiatına aykırıdır."

 

- "Kadın yoksa toplumun yarısı yoktur"

 

Türkiye'de insana ve özellikle kadına dair yanlış algıların, yanlış kabullerin, yanlış uygulamaların sebebinin dinde ya da kültürde değil, daha derinlerde aranması gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

 

"Bu bakımdan biz kadınlarımızın meselelerine sahip çıkmakla aslında tüm milletimizin hatta tüm insanlığın dertlerine derman aramış oluyoruz. Bunun da ötesinde kadınların hak ve adalet temelinde sahip oldukları eğitim, çalışma, ayrımcılık, şiddet gibi sorunlarını çözememiş bir toplumun hedeflerine ulaşamayacağını da biliyoruz. Çünkü kadın yoksa toplumun yarısı yoktur. Kadının olmadığı bir toplumun kalan yarısı da zaten yok oluşa doğru gidiyor demektir."

 

Siyaset hayatı boyunca kadınları hem siyasetin hem hayatın her alanında hak ettikleri şekilde asli unsuru, temel taşıyıcısı haline getirmenin mücadelesini verdiğini kaydeden Erdoğan, Cumhurbaşkanı olarak da aynı mücadeleyi sürdürdüğünü söyledi. 

 

- "Tarihi reformlar gerçekleştirdik’’ 

 

Toplantıya katılışının sadece bir protokol görevi gereği ya da nezaket iştiraki değil, kadınların mücadelesine verdiği samimi desteğin bir nişanesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 

 

"AK Parti'nin iktidara geldiği günden beri kadınlarımızın önündeki engelleri kaldırmak için tarihi reformlar gerçekleştirdik. Bunların en önemlilerinden biri, 2012 yılında çıkardığımız Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'dur. Bu kanunun çıkması, ülkemizde şiddete maruz kalan kadınlarla ilgili gerçekten tarihi bir dönüm noktasıdır. Bakanlığımız bu çerçevede şu ana kadar şiddete uğramış 20 bin kadının davasına müdahil olarak mağdur kadınlarımızın yalnız olmadığını göstermiştir."

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kadına yönelik şiddetle mücadele için hazırlanan eylem planlarını hassasiyetle uyguladıklarını belirterek, şöyle devam etti:

 

"Bu amaçla çeşitli kurumlarımızda yürütülen eğitim çalışmalarında yüz binlerce kamu görevlisine ve askerimize ulaşıldı. Şiddeti önleme merkezlerini, kadın konuk evlerini 81 ile yaygınlaştırdık. Halen 6 büyük şehrimizde uygulanan elektronik izleme sisteminin kapsamını da genişletmeyi hedefliyoruz. Aynı şekilde kadınların hak, fırsat ve imkanlardan eşit şekilde yararlanarak ekonomik ve sosyal hayattaki etkinliklerinin artırılması konusunda da çok önemli adımlar attık. Bu çerçevede inşallah yılbaşından itibaren uygulanmaya başlanacak yeni bir eylem planı hazırlandı. Erken yaşta ve zorla evlilik artık geride bırakmamız gereken bir başka önemli sorundur. Ülkemizde, günümüz şartlarında erken sayılabilecek 14, 15, 16 yaşlarındaki evlilik oranı toplam evlilikler içinde yüzde 4'lere kadar geriledi. Tabii bunda orta öğretim kademesindeki kız çocuklarımızın oranının, bakın burası çok önemli, yüzde 45'ten yüzde 83'e çıkmasının çok önemli katkısı bulunuyor. Nereden nereye geldik."  

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirerek, "Kadınlara yönelik toplantıda bu zat aynen şöyle diyor; 'Erkek işsizse eve yeteri kadar para gelmiyorsa akşam tencere kaynamıyorsa bu erkek de gelir hıncını karısından alır.' Bunu diyen kim? Bay Kemal. Böyle çarpık bir zihniyet olur mu? Böyle bir yoz bakış açısı olabilir mi? Bu kadına şiddeti insanlığa ihanet değil alenen meşru gören bir kafadır. Bu mantığa göre ana muhalefetin başındaki zatın her yaşadığı seçim yenilgisinden sonra evde neler yaptığını düşünmek bile istemiyorum" dedi.

 

"Ana muhalefetin başındaki zat çıkmış konuşuyor. Öğretmenlerle ilgili birçok şeyler anlatıyor. Ya sen ne anlatıyorsun? Bak orta öğretimde neredeydik, nereye geldik" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, okuma-yazma oranlarının yüzde yüzlere doğru yürümesinin iktidarları döneminde gerçekleştiğini anlattı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların okuma yazma oranının artmasının iktidarları döneminde olduğunu, eşi Emine Erdoğan'ın Şanlıurfa'da başlattığı "Haydi Kızlar Okula" kampanyasının da bu dönemde gerçekleştiğini kaydetti.

 

Ordunun kadın ayağının da çok sağlam olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ordunun "Nene Hatunları", "Hatçe bacıları" bulunduğunu dile getirdi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim hayatına devam eden kız çocuklarının doğal olarak evliliğe zorlanmadıklarını ifade ederek, "Yükseköğretim öğrencileri arasındaki kız evlatlarımızın oranının, ey Kılıçdaroğlu burayı dinle, yüzde 13,5'ten yüzde 44,5'e çıkmış olması da çok sevindiricidir. Ama bunları duyamaz. Kulağı vardır duyamaz, gözü vardır göremez, dili vardır hakikati söyleyemez. Çünkü kalp mühürlü" diye konuştu.

 

- "İstihdamdaki kadın oranının artması gerçek bir devrimdir"

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin her kademesinde kız öğrencileri teşvik etmek için birçok proje ve destek yaptıklarını belirtti.

 

Kadınların ekonomik hayattaki görünürlükleri ve güçlerinin artmasının da önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, istihdamdaki kadın oranının 2005'teki yüzde 23 seviyesinden bu yılın temmuz ayı itibarıyla yüzde 34'e çıkmasını "gerçek bir devrim" olarak nitelendirdi. 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflerinin 2023'te bu oranı en az yüzde 41'e ulaştırmak olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

 

"2005'ten bugüne kadar istihdam sayımızı 9 milyon 200 bin artırmış olmamıza rağmen işsizliğin hala çift haneli rakamlarda geziyor olmasının sebebi kadınlarımızın iş gücüne katılımındaki bu artıştır. Biz bundan asla şikayetçi değiliz. Demek ki daha çok istihdam oluşturmamız gerekiyor. İnşallah onu da başaracak, erkeğiyle, kadınıyla, genciyle, eli iş tutan herkesin çalışabileceği bir ekonomiyi inşa edeceğiz. Burada kadın girişimcilerimize verdiğimiz çok önemli destekler, pozitif ayrımcılık uygulamaları var. Sadece mikro kredi uygulamasından 160 bin kadın yararlanmıştır. Kadınlarımızı hayatın her alanında desteklemeye yönelik daha yüzlerce, binlerce örnek sayabilirim. Burada önemli olan Türkiye'de kadınların şiddet başta olmak üzere tüm meselelerinin çözümüne yönelik güçlü bir siyasi iradenin bulunuyor olmasıdır. Bu irade devam ettikçe diğer sorunların çözümü yalnızca zaman meselesidir. Türkiye'nin sadece Cumhurbaşkanı değil, onunla birlikte Başbakanı, bu konuda sorumlu bakanı, hükümetin tamamı bu iradeye sahiptir."

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kadınlardan tek istediklerinin bu mücadelede kendilerine destek vermeleri olduğunu belirterek, "Kadın haklarını ideolojik saplantılarının istismar aracı haline dönüştürmek isteyenler, bu mücadeleye en büyük zararı verenlerdir. Bizim şu veya bu ideolojiye değil, sadece ve sadece kadınların haklarını savunmaya amaçlayan herkese yüreğimiz ve kollarımız açıktır" diye konuştu.

 

Pek çok konu gibi kadın meselesini de kendilerine saldırmak için silah gibi kullananlara da eyvallah etmeyeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin ve arkadaşlarının kadınların sorunlarının çözümüyle ilgili iradeye sahip olduğunu, ancak aksi yönde de örnekler bulunduğunu kaydetti.

 

- "Skandal ifadeler"

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçen günlerde kadına şiddetle ilgili skandal ifadelerinin bu örneklerden biri olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

 

"Üstelik de kadınlara yönelik toplantıda bu zat aynen şöyle diyor; 'Erkek işsizse eve yeteri kadar para gelmiyorsa akşam tencere kaynamıyorsa bu erkek de gelir hıncını karısından alır.' Bunu diyen kim? Bay Kemal. Böyle çarpık bir zihniyet olur mu? Böyle bir yoz bakış açısı olabilir mi? Bu kadına şiddeti insanlığa ihanet değil, alenen meşru gören bir kafadır. Bu mantığa göre ana muhalefetin başındaki zatın her yaşadığı seçim yenilgisinden sonra evde neler yaptığını düşünmek bile istemiyorum.”

 

Çanakkale'de belediye meclisi toplantısında, belediye başkanının, seçimle gelen AK Partili bir meclis üyesini, konuşma hakkını kullanırken işine gelmediği ifadeler sebebiyle susturmak için sürekli olarak "Sus" diyerek şiddet uyguladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

 

"Susturamayınca bu sefer talimat veriyor, 'Hemen mikrofonu kesin.' diyor. Ondan sonra da meclisi terk etmesini söylüyor. Meclisini terk etmesini istediği o bayan AK Partili bir belediye meclis üyesi. Demokratik yollarla, halkın oylarıyla oraya gelmiş olan bir bayan. Arkasından ne oldu? Bir de baktık ki CHP'nin kadın mensupları gelip gösteriler yaptılar. Kime? Kendi belediye başkanlarını alkışlıyorlar. Ya bu nasıl bir kadına saygıdır. Orada en doğal hakkını kullanan bir kadın meclis üyesine karşı bu tavrı takınan bir belediye başkanına ancak 'Sen ne yapıyorsun, demokratik hakkını kullanan bir bayana sen böyle bir saygısızlığı nasıl yaparsın ey başkan.' deyip onu yuhalamaları gerekirken, tam aksine onu alkışlıyorlar. İşte bu da CHP'deki kadın zihniyetinin nerede olduğunu gösteriyor. Ben dedim, bak şimdi yine söylüyorum. 18 Mart Çanakkale şehitlerini anma yıl dönümü. Valime talimatı verdim. O gün Çanakkale Belediye Başkanı'na orada söz vermeyeceksin. Oradaki programın sahibi validir, en tepe noktada Başbakan'dır, Cumhurbaşkanı'dır. Dolayısıyla seçimle bir belediye meclisine üye olarak girmiş bir meclis üyesini o meclisten kovan insan bunun bedelini ödemelidir. İnancımızla ve kültürümüzle ilgisi olmadığını belirttiğim bir zihniyet var ya, işte bu onun ta kendisidir."

 

-‘’Diline, dinine, rengine ve yaşam tarzına bakmaksızın tüm kadınlarımızı kucaklıyoruz’’

 

Programda bir konuşma yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya ise, kadına karşı şiddetle mücadele konusunun yılın her günü gündemde olması gerektiğini belirterek, "Şiddete karşı mücadelede başarılı olmak istiyorsak eğer, 'kime, neden ve nasıl' demeden hep birlikte 80 milyon el ele vermek durumundayız" dedi.

 

Bakan Kaya, diline, dinine, rengine ve yaşam tarzına bakmaksızın tüm kadınları kucakladıklarını ve onlarla tam bir dayanışma içinde olduklarını söyledi.

 

Kurşunların, tankların, bombaların önünde göğüslerini siper eden 15 Temmuz'un kahraman kadınlarını da anan Bakan Kaya, "Şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimizi şükranla selamlıyorum. Bu toprakların vatan kılınmasından istiklal mücadelesine kadar, cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar aziz milletimizin ruh köklerinde iz bırakan kahraman kadınlarımızı da hasretle, rahmetle, minnetle yad ediyoruz" dedi.

 

Bakan Kaya, bakanlık olarak özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, Aile Destek Merkezileri açtıklarını belirterek, oradaki tüm kadınların hayatın içine, üretim, eğitim hayatına katılmasını istediklerini söyledi.

 

-“Kılıçdaroğlu, sözlerinden dolayı milletten özür dilemeli"

 

Kadına Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nün arkasında 1960'ta Dominik Cumhuriyetinde insan hakları savunucusu 3 kız kardeşin katledilmesinin bulunduğunu, sonrasında tüm dünya kadınlarının "kadına yönelik şiddete hayır" sloganı etrafında bütünleştiğini anlatan Bakan Kaya, şöyle devam etti:

 

"Elbette kadına karşı şiddetle mücadele konusu tek bir gün için değil, yılın her günü gündemde olmalı. Şiddete karşı mücadelede başarılı olmak istiyorsak eğer, 'kime, neden ve nasıl' demeden hep birlikte 80 milyon el ele vermek durumundayız. Bu vesileyle CHP Genel Başkanının birkaç gün önce kadına şiddeti meşru gösteren sözlerini buradan bir kez daha kınadığımı söylemek istiyorum. Biz, 'Kadına şiddet, insanlığa ihanettir' diyen bir liderin arkasından yürüyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu, bu sözlerinden dolayı bu milletten hem kadınlarımızdan hem erkeklerimizden özür dilemelidir. Şaşırdık mı? Doğrusu şaşırmadık. Daha önce de Çanakkale Belediye Başkanının seçilmiş bir kadın belediye meclis üyesine gösterilen tavrına karşı da sessiz kalmış, terbiye ve nezaket sınırlarını aşan bu yaklaşımı CHP yönetimi maalesef görmezden ve duymazdan gelmişti.”

 

Bakan Kaya, günümüzde kadına yönelik şiddet konusunda toplumsal farkındalık ve hassasiyetin daha da arttığını vurgulayarak, bu gelişmede AK Parti hükümetleri döneminde yapılan çalışmaların büyük payı olduğunu söyledi.

 

Şiddete uğrayan kadınların susmadığını dile getiren Bakan Kaya, "Susmasınlar da. Bakanlık olarak biz şiddet olayları karşısında her zaman mağdurun yanında yer aldık ve 'şiddete karşı sıfır tolerans' ilkesiyle çalışmalarımızı sürdürdük, bundan sonra da sürdürmeye devam edeceğiz. Türkiye olarak son 15 yılda kadınlarımızın güçlendirilmesi ve hemen her alanda daha etkin olmaları adına anayasal, yasal düzenlemelerle aslında çok önemli reform niteliğinde gelişmelere imza attık. Bu alandaki en önemli çalışmalarımızdan biri 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun olmuştur. Yasal altyapımızı destekleyen kadına yönelik şiddetle mücadele erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele ve kadının güçlendirilmesi eylem planlarımızı hazırladık. Bu eylem planlarımızın hayata geçmesiyle önümüzdeki dönemde olumlu gelişmeleri de hep birlikte göreceğiz" ifadelerini kullandı.

 

Bakan Kaya, kadınların şiddete maruz kaldıklarında ulaşabilecekleri Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin 68 ilde hizmet verdiğini, gelecek yıl içinde de 81 ile yayılacağını ifade ederek, "Alo 183" çağrı hattının da hizmete açıldığını, kadın konuk evlerinin sayısının arttırıldığını, kapasitelerinin geliştirildiğini anlattı.

 

Şiddetin önlenmesi ve daha hızlı müdahalede bulunulması için bilgi ve iletişim teknolojilerinden de faydalanıldığını dile getiren Bakan Kaya, şöyle devam etti:

 

"Can güvenliği riski yüksek olan vakalarda mağdur ile şiddet uygulayanın birlikte takip edildiği elektronik sistem bugün pilot olarak 6 ilimizde. 7/24 esasıyla kesintisiz bir şekilde izleme gerçekleştiriyoruz. Bugün bu teknik takip sistemini 30'dan 600'e çıkartmak için çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Bakanlığımızın veri sistemini Haziran 2017 itibarıyla Adalet Bakanlığı'nın UYAP sistemine entegre ettik. Artık mahkemelerin tedbir kararlarını anında UYAP sisteminden alıyoruz. Bu da müdahaleyi hızlı ve etkin bir şekilde yapmamızı sağlıyor. Bu yenilikler, şiddetin takibi ve önlenmesinde attığımız en yeni önlemlerimiz."

 

Bakan Kaya, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadınların güçlendirilmesinde en önemli destekçilerinin kadınların eğitim hayatında daha yüksek oranda yer alması olduğunu anlatarak, eğitimle kadınların daha da güçlendiğini, son 15 yılda kız çocuklarının okullaşma oranlarında çok önemli artış olduğunu söyledi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendinin himayesinde yürütülen "Haydi Kızlar Okula Projesi"nin kızların okullaşmasında büyük katkısı olduğunu vurgulayan Bakan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Türkiye olarak bizim hedefimiz dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer almak. Bu hedefimize kadınlarımızın katılımı ve katkısıyla ulaşabileceğimize inanıyorum. Üstelik biz inanıyoruz ki kadınların olduğu yerde sadece ekonomi değil, merhamet, hoşgörü, sevgi, demokrasi iklimi de çok daha güçlü olur. Bu nedenle kadınlarımızın çalışma ve iş hayatında daha fazla yer almaları için onları destekleyici politikalar üretiyoruz. Ülkemizdeki kadın istihdamına, kadınlarımızın iş gücüne katılım oranlarına baktığımızda 2002'de yüzde 23'lerde olan iş gücüne katılım oranlarımız bugün yüzde 34'lere çıktı. Ama bu da yetmez. 2023 hedefimiz olan yüzde 41'e çıkmak için kadınlarımızı desteklemeye devam ediyoruz. Bu gelişmelerde yine kadınlarımızın aile ve iş hayatını uyumlu bir şekilde sürdürmesi adına gerçekleştirdiğimiz düzenlemelerin çok büyük etkisi var. Hükümetlerimiz döneminde çalışan kadınlarımıza hamilelik, doğum, süt izinlerini kullanmaları için esnek çalışma imkanları getirdik. Devlet memurlarının doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçen sürelerini derece kademe ilerlemesinde değerlendirilmesini sağladık. Ayrıca kadın istihdamının geliştirilmesi adına işverenlere sigorta prim desteği ve kreşlerin yaygınlaştırılması için de vergide muafiyet ve istisnalar getirdik. Ülkemizdeki kadın girişimcilerin de sayısını arttırmaya çok önem veriyoruz. Bunun için de kadınlarımıza pozitif ayrımcılık yapıyoruz. 2016 yıl sonu itibarıyla ülkemizdeki girişimcilerin içinde kadınların oranı yüzde 16,5. Bu oranı da yeterli bulmuyoruz ve kadın girişimciliğinin arttırılması adına daha yapacak çok işimiz var. Daha fazla çalışıp gayret edip bu oranları da arttıracağız. Son 1 yılda kadın girişimcilerin oranı yüzde 20'lere yakın düzeyde arttı.”

 

Programda, Türkiye'nin 7 bölgesinden halk oyunları gösterileri sunuldu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından kurulan Aile Destek Merkezi ve bakanlık tarafından yürütülen "Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi"nden destek alan Kadınlar deneyimlerini paylaştı. Flüt virtiözü Merve Başoğlu da müzik dinletisi sundu.


Sonraki Sayfa: ''Son 15 yılda kadınların güçlendirilmesi ve her alanda etkin şekilde yer alması adına birçok önemli düzenlemeyi hayata geçirdik''

Önceki Sayfa : Akdeniz İçin Birlik (AİB) Toplumda Kadınların Rolünün Güçlendirilmesi Konulu IV. Bakanlar Konferansı Mısır’da Gerçekleştirildi.