''Son 15 yıllık mücadelede kadınların çabası çok önemli bir yer tutmuştur. Kadınlar, milletçe elde ettiğimiz başarının en büyük ortağıdır''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi, "Yıllardır milletçe ortaya koyduğumuz iradeyi artık kurumsallaştırmak durumundayız. Vesayetlerin ve medya kartellerinin değil, milletin gerçekten hakim olduğu bir düzen tesis etmeliyiz. Önümüzdeki günler, bu kurumsallaşma adına son derece önemlidir. Bu yolda kadınlar olarak yine çok önemli sorumluluklarımız var" dedi.

Erdoğan, "Eğitim-Bir-Sen 4. Kadın Buluşması"nın açılışındaki konuşmasında, 400 bini kadın olmak üzere 1 milyona yakın üyesiyle Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşu olan Memur-Sen çatısı altında katılımcılarla buluşmanın kendisi için anlam taşıdığını ifade etti.

Hangi yollardan geçildiğinin, neler yaşandığının çok iyi bilindiğini dile getiren Emine Erdoğan Hanımefendi, katılımcılara şöyle seslendi:

"Eminim hepiniz geçmişe dönüp baktığınızda verilen mücadelenin yorgunluğundan çok, aldığımız mesafeyi göreceksiniz. Toplantı yapmaya salon bulamadığımız, tüm kapıların yüzümüze kapandığı, genç kızlarımızın üniversite kapılarına bir ‘ah’ bıraktığı günlerden geçtik. Kimilerinin eğitim hayatı yarım kaldı, kimilerinin ömrü yetmedi bugünleri görmeye fakat çok şükür ki milletimizin varlığına yönelen tehditleri el birliğiyle bertaraf ederek, varlık mücadelesinde yollar katettik. Bugün gençlerimiz, bu varoluş mücadelesinin ne anlama geldiğini bilmeyebilir. Çok özel bir coğrafya üzerinde yaşadığımızı onlara iyi anlatmak durumundayız. Bu toprakların, iradesi kendi elinde bir millet tarafından yönetilmesi istenmiyor. Ne zaman milletimiz iradesini ortaya koysa, bu engellenmeye çalışıldı. Neyse ki 15 Temmuz’da bu denklemi milletçe çözdük. Cesaret ve kararlılığımız, bize bir vatan bağışladı. Artık tüm dünya bu iradenin gücünü biliyor."

Erdoğan, 15 Temmuz'da canlarını siper eden 248 şehidi ve gazileri minnetle anarken, son aylarda teröre kurban verilen tüm canlara da rahmet diledi. Emine Erdoğan Hanımefendi, "Onların emaneti olan bu toprakları koruma sorumluluğu bize hayatımız boyunca vazifedir. İnşallah el birliğiyle milletimizin iradesini hak ettiği yerde temsil gayretinde olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyanın her an bilinçle yaşanması gereken, üzerinde büyük senaryoların yazıldığı bir coğrafya olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yıllardır milletçe ortaya koyduğumuz iradeyi artık kurumsallaştırmak durumundayız. Vesayetlerin ve medya kartellerinin değil, milletin gerçekten hakim olduğu bir düzen tesis etmeliyiz. Önümüzdeki günler, bu kurumsallaşma adına son derece önemlidir. Bu yolda kadınlar olarak yine çok önemli sorumluluklarımız var. Son 15 yıllık mücadelede kadınların çabası çok önemli bir yer tutmuştur. Kadınlar, milletçe elde ettiğimiz başarının en büyük ortağıdır. Kapı kapı dolaşarak, insanlara derdimizi anlattığımız günleri hatırlayın. Nice ezberi bozduk hep birlikte. Bizi yok saymak isteyenlere 'Hayır, biz de varız' dedik. O günlerin heyecanı hala yüreğimde tazeliğini koruyor. İnşallah yine aynı heyecanla gayretimize devam edeceğiz."
 
- "Bugün çocuklarımıza verdiğimiz eğitim, ülkemizin geleceğinin aynasıdır"

Emine Erdoğan Hanımefendi, Türkiye'nin demokrasi mücadelesinde kadınların çok önemli bir yeri olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yeri geldiğinde görünmez aktörler olmayı kabullenerek, tüm dünyaya örnek olacak bir kadın hareketi başlatmışlardır. Şayet bir kadın tarihi yazılacaksa, Türkiye'deki kadın ve sivil toplum konusu hiç atlanmaması gereken bir mevzudur. Başörtüsü başta olmak üzere, çeşitli toplumsal kısıtlamalar nedeniyle hakları ellerinden alınan kadınlarımız, sivil toplum kuruluşlarında güçlerini birleştirmiştir. Vakıf ve dernekler, adeta bir okul olmuştur. Okuma programlarından sosyal organizasyonlara kadınlarımız, kendilerini bugünlere hazırlamıştır. Bu sağlam temel üzerinde, sabrederek, bugünün milletvekilleri, akademisyenleri, yazarları, sanatçıları olmuşlardır. Eğitim yasakları kalktıktan sonra evlatlarıyla üniversiteye giden nice kadın hikayesi var bu ülkenin. Bu kutlu mücadelenin bütün aktörlerini burada saygı ve minnetle yad etmek istiyorum. Bu mücadele azmini yeni nesillere taşıyabilirsek, elimizdeki nimetin de hakkını vermiş oluruz. Cenab-ı Hak, 'Bir toplum kendini değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez.' buyuruyor. Bu mücadele azmini, bu samimi gayreti inşallah daim kılalım. Hazreti Mevlana'nın dediği gibi 'Kalbinle yaptığın her şey sana geri döner.' Halis niyetlerimiz bundan sonra da bize yoldaş olsun inşallah."

Eğitim-Bir-Sen çatısı altındaki eğitimcilere çok özel sorumluluklar düştüğüne vurgu yapan Erdoğan, mücadele ruhunu korumak ve değişimle gelen sorunlara çözümler üretmek gerektiğini söyledi.

Emine Erdoğan Hanımefendi, bütün eğitim planlarını değişimi göz önüne alarak yapmak gerektiğine işaret ederek, "Ama bunu yaparken kadim bilgiyi güncelleyerek bugüne taşımalıyız. Bugün çocuklarımıza verdiğimiz eğitim, ülkemizin geleceğinin aynasıdır. 'Eğitimin kökleri acı, meyvesi tatlıdır.' derler. Evlatlarımızı teknolojinin esaretinden kurtararak, kabiliyetlerini açığa çıkaran bir anlayışla yetiştirelim" dedi.

Annelerin çocuk eğitiminde önemli bir yeri olduğunu, babaları bu sorumluluktan uzak tutmadan, dengeli ve sağlıklı bir aile yapısı içinde çocuk yetiştirmeye özen göstermek gerektiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bugün burada çok ufuk açıcı konuların müzakere edileceğini biliyorum. Özellikle kadınların sivil toplum gücü konusunda farklı ülke tecrübeleri konuşulacak. Bu vesileyle altını çizmek istediğim bir konu var. Bildiğiniz üzere, Suriye iç savaşından kaçarak ülkemize sığınan 3 milyon misafirimiz var. Bu kardeşlerimizin 5 yıldır bir misafir gibi bu topraklarda ağırlanmasında sivil toplum kuruluşlarımızın çok büyük bir katkısı var. Allah hepinizden razı olsun. Gün geçmiyor ki bir yardım yemeği, bir seferberlik yapılmasın. Ekmeğini, sofrasını, cebindeki harçlığı paylaşabilen bu asil milletin bir ferdi olmak hepimize onur veriyor. Pakistan'ın yüce ruhlu şairi Muhammed İkbal’i de Türkiye semalarında ayağa kaldıran bu hasletler değil miydi? Biliyorsunuz, İkbal bir gün Türkiye'ye gelirken, 'Türk hava sahasına girmiş bulunuyoruz' anonsu üzerine, kemerini çözüp ayağa kalkıyor; 'Bu topraklar Mevlana'nın kabrinin bulunduğu mübarek topraklar. Bu mukaddes coğrafyada yaşayan millet öyle bir millet ki asırlarca İslam'ın muhafızlığını yaptı. Bu necip millete karşı içimde sonsuz bir hürmet var. Hürmeten ayağa kalktım’ diyor. Allah bizleri bu asil davranışa layık kılsın. Gençlerimize bu kutlu mirasın şuurunu kazanmayı nasip eylesin."
 
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendiye, Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ile Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonları Başkanı Habibe Öçal tarafından "Fahri Üyelik Belgesi" ile öğretmenler tarafından yapılan bir hediye takdim edildi.
 


-‘’Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla kadınlarımız canları pahasına sokaklara çıkıp tanklara karşı durdu’’

Eğitim-Bir-Sen 4. Kadın Buluşmasında bir konuşma yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya ise, "Millet 15 Temmuz'da meydanlara çıkarak sergilediği iradesini anayasa referandumunda yine güçlü biçimde ortaya koyacak. Sandıklardan güçlü bir çoğunlukla 'evet' çıkacaktır" dedi.

Bakan Kaya, doğru ve gerçekçi tespitler yapmak ve bunu yaparken de sahip olunan kadim medeniyetin değerlerini dikkate almak gerektiğini, aksi takdirde kadının yanlış adet ve gelenekler ya da modern dünyanın kadını değersizleştiren yaklaşımlarıyla yaşamaya mahkum edileceğini dile getirdi.

"Biz kadını ekonomik, sosyal ve kültürel alandan uzak tutarak adeta eve hapseden anlayışa karşı olduğumuz kadar, kadının anne kimliğini ve manevi derinliğini yok sayan anlayışa da karşıyız" diyen Bakan Kaya, kadının toplum hayatında yer alması ve hak ettiği yere gelmesinin, o toplumun medeniyet birikimi ve bu alanda ulaştığı seviyeyle yakından ilgili olduğunu söyledi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz darbe girişimine de değinen Bakan Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla kadınların canları pahasına sokaklara çıkıp tanklara karşı durduğunu kaydederek, şöyle devam etti:

"Bu nedenle günümüzde kadının rolü değerlendirmelerinde ve oluşturulacak politikaların çerçevesinin belirlenmesinde bilginin, aklın ve gelişimin yanında 15 Temmuz'da milli destanın yazılmasının temelinde yer alan kadim medeniyetin kaynak ve referanslarını da esas almak durumundayız. Biz de bunu yapacağız ve yapmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde sözde modern dünyanın köksüz, ruhsuz ve manevi derinlikten mahrum sosyal teorilerinden çözüm bekleyen, sonucunda da yozlaşmayı önleyemeyen bir toplum haline geliriz. Ama biz buna asla izin veremeyiz, vermeyeceğiz."

Son 14 yılda eğitim hakkının kullanılması konusunda köklü kararlar alıp uyguladıklarını ifade eden Bakan Kaya, hükümetin ve bakanlığının projeleriyle ilgili bilgi verdi.

Kılık ve kıyafetinden ötürü kimsenin eğitimden mahrum kalmadığını söyleyen Bakan Kaya, şöyle konuştu:

"Bu vesileyle Sayın Emine Erdoğan Hanımefendiye, kız çocuklarımızın ve kadınlarımızın eğitimleri konusunda göstermiş oldukları üstün gayret ve duyarlılıktan dolayı bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Çünkü öncülük ettikleri Haydi Kızlar Okula Kampanyası ile 350 bin kız çocuğumuz okulla tanıştı. Yine Ana-Kız Okuldayız Kampanyası ile okula gidememiş 2 milyon 590 bin kadınımız, evlatlarıyla beraber eğitim alma imkanı buldu. Bu çalışmaların olumlu sonuçları günümüzde ortaya çıkmaya devam ediyor. İlkokul, ortaokul ve lisede kızların okullaşma oranı az bir farkla da olsa artık erkeklerin okullaşma oranını geçmiş bulunuyor."

Yükseköğrenimde de önemli gelişmeler kaydedildiğini vurgulayan Bakan Kaya, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasının, annelere ve kız çocuklarına sağlanan şartlı eğitim desteğinin, eğitim ve farkındalık çalışmalarının bugün çok daha iyi seviyelere ulaşmasını sağladığını ayrıca bu çalışmaların, kız çocuklarının erken yaşta evlenmelerinin önlenmesinde de etkili olduğunu vurguladı.

- "Sandıklardan 'evet' çıkacak"

Çalışan kadınlara yeni haklar verildiğini, kadın istihdamı ve kadın girişimciliğinin desteklendiğini bildiren Bakan Kaya, konuşmasında referandum sürecine de işaret etti.

Yakın bir gelecekte, millet olarak önemli bir tercih yapılacağını ve anayasa değişikliği teklifi için referanduma gidileceğini anımsatan Bakan Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz, yeni anayasa değişikliğine 'evet' diyoruz. Çünkü bu değişiklikle ülkemiz güven ve istikrarlı bir yönetim yapısına kavuşacak, koalisyonlar tarih olacaktır. Bu vesileyle yeni anayasa düzenlemesinin bir rejim değişikliği değil, bir sistem değişikliği içerdiğini de özellikle vurgulamak isterim. Elbette bu değişikliğe neden ihtiyaç olduğunu kısa bir süre içinde sokak sokak, ev ev, meydan meydan bütün insanlarımıza anlatacağız. Çünkü her alanda geleceğin güçlü Türkiyesini milletimizle birlikte inşa etmek istiyoruz. Bu inşa süreci için sistemin daha güçlü ve etkin olması gerekiyor. Millet 15 Temmuz'da yazdığı destanla her şeyin en iyisini ve güzelini hak ettiğini bir kere daha ve güçlü bir biçimde ortaya koydu. İnanıyorum ki bu aziz millet, o gün meydanlara çıkarak sergilediği iradesini anayasa referandumunda yine güçlü biçimde ortaya koyacak. Sandıklardan güçlü bir çoğunlukla 'evet' çıkacaktır."

Törene, Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Kadın Komisyonları Başkanı Habibe Öçal ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve siyasetçiler de katıldı.

Açılış töreninin ardından başlayan panellerde, "Tarihi Süreçte Kadın", "Afrika'da STK'lı Kadınların Rolü", "Avrupa Müslüman Öğretmenler Birliği Başkanı ve Modeli-İngiltere", "Kadın Liderliğinin Önemi", "Demokratikleşme Sürecinde STK'lı Kadının Rolü" konuları ele alındı.


Sonraki Sayfa: Üniversitelerin Kadın Araştırmaları Merkezleri YÖK'te Bir Araya Geldi.

Önceki Sayfa : "Büyükanne Projesi" Nedir?