Sıkça Sorulan Sorular

1- KADINA YÖNELİK ŞİDDETE İLİŞKİN GENEL BİLGİLER:
SORU: Şiddete maruz kalan kişi nerelere başvurabilir?
CEVAP: Şiddete maruz kalan kişi; kolluk birimleri, şiddet önleme ve izleme merkezleri, sosyal hizmetleri merkezleri, aile ve sosyal politikalar il müdürlükleri, baroya bağlı kadın danışma merkezleri ve adli yardım kurulları, belediyeler ile sivil toplum kuruluşlarına bağlı kadın danışma merkezlerine ve ALO 183 Aile Kadın, Çocuk, Engelli Sosyal Hizmet Danışma Hattı’na başvurabilirler. Şiddetten haberdar olan üçüncü kişilerin bildirimleri de ihbar kabul edilmektedir.
SORU: Şiddette maruz kalan kişilerin yararlanabileceği bir destek hattı var mıdır?
CEVAP: Engelli, yaşlı, çocuk ve şiddete uğrayan kadınlara ilişkin ihbarları değerlendirmek ve acil durumları ilgili kurumlara bildirmek, ihtiyaca göre rehberlik ve danışma hizmeti vermek için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde, ALO 183 Aile Kadın, Çocuk, Engelli Sosyal Hizmet Danışma Hattı, 7 gün 24 saat hizmet vermektedir.
SORU: Şiddete uğrayan ya da uğrama riski taşıyan ve desteğe gereksinimi olan kadınlara yönelik danışma ve destek hizmetleri hangi kuruluşlarda verilmektedir?
CEVAP: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesindeki “ALO 183 Aile, Kadın, Çocuk, Engelli Sosyal Hizmet Danışma Hattı”, aile ve sosyal politikalar il müdürlükleri, şiddet önleme ve izleme merkezleri(ŞÖNİM) ve sosyal hizmet merkezleri ile belediyelerin kadın danışma merkezleri, sivil toplum kuruluşlarının kadın danışma merkezleri, baroya bağlı kadın danışma merkezleri ve adli yardım kurulları, Başbakanlık Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresine bağlı çok amaçlı toplum merkezleri (ÇATOM) hizmet vermektedir.

2- KADIN KONUKEVİ HİZMETLERİ
SORU: Kadın konukevleri hangi amaçla hizmet vermektedir?
CEVAP: Kadın konukevleri; fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik ve sözlü istismara veya şiddete uğrayan kadınların, şiddetten korunması, psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanmak suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri ve kadın konukevi, sığınmaevi, kadın sığınağı, kadınevi, şefkatevi ve benzeri adlarla açılmış ya da açılacak yatılı sosyal hizmet kuruluşlarıdır.
SORU: Kamu kurumlarına, yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarına bağlı kadın konukevleri hangi yönetmeliğe göre iş ve işlemlerini yürütmektedir?
CEVAP: Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına, belediyelere, il özel idarelerine ve sivil toplum kuruluşlarına ait kadın konukevlerinin açılışı, işleyişi, hizmetin çeşit ve niteliği, denetimi, kurumlar arası işbirliği ile çalışanların görev ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” ifadesi gereğince, kamu kurumlarına, yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarına bağlı kadın konukevleri söz konusu Yönetmelik hükümlerine göre hizmetlerini vermelidir.
SORU: Kimler ve hangi kurumlar konukevi açabilir?
CEVAP: Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin 4/1 maddesi kapsamında kamu kurumları, yerel yönetimler, il özel idareleri ve sivil toplum kuruluşları kadın konukevi açmak üzere bulundukları ilin Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerine müracaat edebilmektedir. Yönetmeliğin ilgili maddesi gereği gerçek kişiler kadın konukevi açamamaktadır.
SORU: Kadın Konukevi kiralama ve açılış belgelerinin hazırlanmasında nelere dikkat edilmelidir?
CEVAP: Kadın konukevi açmak isteyen yerel yönetimler, il özel idareleri ve sivil toplum kuruluşlarının, Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin “İzin için istenecek belgeler ve aranacak koşullar” başlıklı 6 ve “Açılış izni için yapılacak işlemler” başlıklı 7 nci maddeleri kapsamında iş ve işlemler yürütülür. Bu doğrultuda kadın konukevi açmak isteyen yerel yönetimler, il özel idareleri ve sivil toplum kuruluşları bir temsilci ya da sorumlu müdür belirleyerek bulundukları ilin il müdürlüğüne müracaat etmeleri gerekmekte ve bu maddede belirtilen şartlar doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerekmektedir. Kadın konukevi hizmete açılırken belirlenen bina ile ilgili, mevzuatta yer alan tüm hükümler dikkatlice incelenmeli ve binanın kadın konukevi olarak kullanılmaya uygun koşullarda olması gerekmektedir. Kiralama yöntemi ile bulunan binalar için;
a) Yapı kullanma izin belgesi ve tapu senedi örneği
b) Yangına karşı gerekli önlemlerin alındığını gösteren itfaiye raporu
c) Binaya ait vaziyet planı (Mimari proje şeklinde olmayıp basit bir kroki çizimi şeklinde olmalı ve binanın hangi bölümlerinin nasıl kullanılacağına dair üzerinde notlar bulunmalıdır.)
d) Değerlendirme Raporu (Bina kiralamasına duyulan ihtiyacın gerekçesi, binanın nasıl değerlendirileceğine ve kapasiteye dair genel bilgilerin yer aldığı rapor)
e) Belediyeden, taşınmaza ait açık adresin temin edildiği yazı
f-) Bina kiralık ise kira sözleşmesinin bir örneği Söz konusu belgeler üç takım halinde hazırlanarak ile bulunulan ilin Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerine müracaat edilir. İl Müdürlüğü tarafından dosya 1 (bir) ay içerisinde incelenir. Eksiklik tespit edilmesi halinde eksikliklerin tamamlanması halinde ilgiliye 3 (üç) ay süre verilir. Tamamlanan dosya açılış onayı alınmak üzere Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’ne gönderilir.
SORU: Kadın konukevine başvurular ne şekilde yapılmaktadır?
CEVAP: Kadın konukevinden faydalanmak isteyen kadınlar; kolluk birimleri, şiddet önleme ve izleme merkezleri, sosyal hizmetleri merkezleri, aile ve sosyal politikalar il müdürlükleri, baroya bağlı kadın danışma merkezleri ve adli yardım kurulları ile belediyeler ile sivil toplum kuruluşlarına bağlı kadın danışma merkezlerine ve ALO 183 Aile Kadın, Çocuk, Engelli Sosyal Hizmet Danışma Hattı’na başvurabilirler. Şiddetten haberdar olan üçüncü kişilerin bildirimleri ihbar kabul edilmektedir. Ayrıca 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında mülki idare amiri, aile mahkemesi hâkimi, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amirinin kararı üzerine şiddet önleme ve izleme merkezi tarafından ilk kabul birimine veya kadın konukevine kadın kabulü yapılmaktadır.
SORU: Kadın konukevinde verilen hizmetler nelerdir?
CEVAP: Şiddete uğrayan kadınlarda ve çocuklarda şiddet sonucu ortaya çıkan umutsuzluk, değersizlik, suçluluk, utanç ve korku gibi duyguların aşılması, yeni yaşam seçeneklerini sağlıklı biçimde belirleyebilmeleri yönünde psikolojik destek sağlanması buna ek olarak hukuki destek almaları için Barolarla, iş ve meslek sahibi olabilmeleri için gerek Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı Halk Eğitim Merkezleri ve İş Kurumu İl Müdürlükleri ile işbirliği yapılmaktadır. Ayrıca yine kadınların durumlarının, aileleri ya da eşleri ile olan anlaşmazlıklarının incelenmesi ve sorunlarının giderilmesine yönelik mesleki çalışmalar ile birlikte kadın ve çocuklara doğrudan ya da ilgili kuruluşlara yönlendirmek suretiyle güvenlik, danışmanlık, tıbbi destek, ekonomik destek, mesleki eğitim kursu, grup çalışmaları, çocuklar için kreş desteği, sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetler vb. alanlarda destek sunulmaktadır.
SORU: Kadın konukevinde kalma süreleri ne kadardır?
CEVAP: Kadın konukevinde kalma süresi, kadının ilk kabul birimine kabul tarihinden itibaren altı aydır. Kalış süresi, kadınların güçlenme süreci değerlendirilerek gerekli hallerde uzatılabilmektedir. Uzatma süresi, sosyal çalışmacı ile çocuğu var ise çocuk gelişimcinin görüşü alınarak, değerlendirme komisyonu tarafından belirlenmektedir. Mülkî amir ya da aile mahkemesi hâkimi tarafından hakkında barınma tedbiri kararı verilenler kararda belirtilen süre kadar konukevi hizmetlerinden yararlandırılmaktadır. İhtiyaç duyulduğunda tedbir karar süresinin uzatılması için işlemler yürütülmektedir.
SORU: Kadın konukevlerinde kimler ve hangi unvana sahip kişiler görev yapmaktadır?
CEVAP: Kadın konukevlerinde müdür, sosyal çalışmacı, psikolog, çocuk gelişimci, öğretmen, çocuk eğiticisi, hemşire, memur, aşçı, bakım elemanı, güvenlik ve temizlik personeli, şoför vb. personel görev yapmakta olup, çalışanlar tercihen kadın personel arasından seçilmektedir.
SORU: Kadın konukevinden ayrılan kadınlara verilen hizmetler nelerdir?
CEVAP: Kadın konukevi hizmetinden yararlanmakta iken kendi istekleri doğrultusunda ayrılan kadınlara ve varsa beraberindeki çocuklarına yapılan değerlendirme sonucunda;
  •  Ekonomik destek(ihtiyaçları değerlendirilerek),
  •  Rehberlik ve danışmanlık hizmeti,
  •  İş ve meslek edindirme kurslarına katılmasına yönelik yönlendirme,
  •  Psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümünde yardım ve danışmanlık,
  •  Hukuki destek (adli yardım hizmetlerine ulaşılabilirliğini sağlamak),
  •  Güvenlik ve gizliliğinin sağlanması (şiddet uğramış ya da uğrama tehlikesi bulunan kadının ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yerinin, iş yerinin değiştirilmesi, evli olması halinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yerinin belirlenmesi ve tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasının sağlanması, kimlik ve adres bilgilerinin tüm kayıtlarda gizlenmesi),
  •  İzleme ve takip (tedbir kararlarının uygulanmasının sonuçlarını ve kişiler üzerindeki etkilerini izlemek ve verilen tedbir kararı ile ulaşılmak istenen amacın gerçekleşmesine yönelik önerilerde bulunmak ve yardım etmek) hizmetleri sunulmaktadır.
SORU: Belediyeye bağlı kadın konukevinde Değerlendirme Komisyonu oluşturacak yeterli meslek elemanının bulunmaması halinde nasıl bir yol izlenmesi gerekmektedir?
CEVAP: Belediyeye bağlı kadın konukevinde "Değerlendirme Komisyonunu" oluşturacak yeterli meslek elemanının bulunmaması halinde, ilgili belediyeye bağlı hizmet veren kadın danışma merkezinde çalışan meslek elemanlarının söz konusu değerlendirme komisyonunda görevlendirilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

3- ŞÖNİM HİZMETLERİ
SORU: ŞÖNİM nedir?
CEVAP: Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında kurulmuş ve yürüteceği hizmet ve faaliyetler söz konusu kanun ile düzenlenmiş olan kuruluşlardır. ŞÖNİM gerekli uzman personelin görev yaptığı ve tercihen kadın personelin istihdam edildiği, şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin olarak uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını tek kapı sistemi ile yedi gün yirmi dört saat esasına göre yürüten, insan onuruna yaraşır etkili ve süratli hizmet sunumu sağlayan, kadının ekonomik, psikolojik, hukuki ve sosyal olarak güçlendirilmesi odaklı merkezlerdir.
SORU: ŞÖNİM’ de ne gibi hizmetler verilmektedir?
CEVAP: 6284 sayılı Kanunun 15 ve 16 ıncı maddelerinde korunan kişi ve şiddet uygulayana yönelik ŞÖNİM’ lerde yürütülecek hizmetler üç ana başlıkta belirlenmiştir:
1- Şiddetin önlenmesi ve tedbir kararlarının izlenmesine yönelik hizmetler,
2- Şiddet mağduru kişilere yönelik hizmetler,
3- Şiddet uygulayan/uygulama ihtimali bulunan kişilere yönelik hizmetlerdir. Şiddet önleme ve izleme merkezlerinde gerek şiddet mağduruna gerek şiddet uygulayan ya da uygulama ihtimali bulunan kişilere merkez bünyesinde Koordinasyon hizmetleri, Psiko-sosyal destek hizmetleri, Hukuki destek hizmetleri, Eğitim destek hizmetleri, Sağlık destek hizmetleri, Çağrı Destek hizmetleri sunulması yer almaktadır.
SORU: ŞÖNİM’lerin Şiddetin Önlenmesi ve Tedbir Kararlarının İzlenmesine Yönelik Hizmetleri nelerdir?
CEVAP: ŞÖNİM’lerin Şiddetin Önlenmesi ve Tedbir Kararlarının İzlenmesine Yönelik Hizmetleri şu şekildedir:
• Korunan kişiye verilen barınma, geçici maddi yardım, sağlık, adli yardım ve benzeri hizmetleri koordine etmek,
• Gerekli hallerde tedbir kararlarının alınmasına, uygulanmasına ve sonlandırılmasına yönelik ilgili mercilere başvuruda bulunmak,
• Koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının izlenmesi amacı ile elektronik veri sistemine gerekli veri girişini yapmak,
• Şiddetin sonlandırılmasına yönelik programlar hazırlamak ve uygulamak,
• Sivil toplum kuruluşları ile şiddetin önlenmesi ve kadın erkek eşitliğinin sağlanması ile insan hakları konularında gizlilik ilkesine uygun olarak çalışmalar yapmak.
SORU: ŞÖNİM’lerin Şiddet Mağduru Kişilere Yönelik Hizmetleri nelerdir?
CEVAP: ŞÖNİM’lerin şiddet mağduru kişilere yönelik hizmetleri şu şekildedir:
• Barınma
• Geçici maddi yardım
• Rehberlik ve danışmanlık
• Hayati tehlikenin bulunması halinde koruma altına alınma
• Kreş yardımı
• Hukuki destek
• Tıbbi destek
• İstihdama yönelik destek
SORU: ŞÖNİM’lerin şiddet uygulayan/uygulama ihtimali bulunan kişilere yönelik hizmetleri nelerdir?
CEVAP: ŞÖNİM’lerin şiddet uygulayan/uygulama ihtimali bulunan kişilere yönelik hizmetleri şu şekildedir:
• Mahkeme kararlarının izlenmesi ve uygulanması
• Eğitim ve rehabilitasyon programlarına yönlendirme
• Sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi için yönlendirme
• Meslek edindirme kurslarına yönlendirme
SORU: ŞÖNİM’ler hangi illerde bulunmaktadır?
CEVAP: ŞÖNİM’ ler 2012 Aralık ayı itibariyle öncelikle 14 ilde 2 yıllık pilot uygulama yapılması planlanarak Ankara, Adana, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Malatya, Mersin, Samsun, Şanlıurfa, Trabzon İllerinde hizmete açılmıştır. 2015 yılı içerisinde ŞÖNİM’lerin yaygınlaştırılması kararı doğrultusunda; Erzurum, Bingöl, Muş, Kilis, Elazığ, Sakarya, Kahramanmaraş, Kocaeli, Isparta, Aksaray, Kars, Sivas, Adıyaman, Zonguldak, Tekirdağ, Erzincan, Gümüşhane, Eskişehir, Çorum, Manisa, Çanakkale, Uşak olmak üzere 22 İlde ŞÖNİM aktif olarak çalışmaya başlamaları öngörülmüştür. Şiddet Önleme ve izleme Merkezleri’nin 81 ile yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.
SORU: ŞÖNİM olmayan illerde 6284 sayılı Kanun kapsamında yer alan hizmetleri hangi kuruluşlar sunmaktadır?
CEVAP: 6284 Sayılı Kanun’un 1.Geçici Maddesinde ŞÖNİM’lerin kuruluş işlemleri tamamlanıncaya kadar merkezlerin görevlerinin Bakanlık tarafından belirlenen birimlerce yerine getirileceği hükmü yer almış olup, Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmeliği 2.Geçici Maddesi ile bu görev Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerine verilmiştir.
SORU: ŞÖNİM’lerde kimler ve hangi unvana sahip kişiler görev yapmaktadır?
CEVAP: ŞÖNİM’lerde müdür, sosyal çalışmacı, psikolog, çocuk gelişimci, hemşire, memur, güvenlik ve temizlik personeli vb. personel görev yapmakta olup, çalışanlar tercihen kadın personel arasından seçilmektedir.
SORU: 6284 sayılı Kanun kapsamında hangi tedbir kararları verilmektedir? Verilen tedbir kararlarının süresi ne kadardır ve uzatılabilir mi?
CEVAP: 6284 sayılı Kanun ile şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Kanun ile Barınma, Geçici Maddi Yardım, Rehberlik ve Danışmanlık Hizmeti, Korunma, Kreş Yardımı, İş Yerinin Değiştirilmesi, Eşinden Ayrı Yerleşim Yeri Belirlenmesi, Tapu Kütüğüne Aile Konutu Şerhi Konulması, Tanık Koruma gibi koruyucu tedbir kararları mülki amir ve hakim tarafından alınabilmekte olup Konuttan Uzaklaştırma, İşyerine veya Konuta yaklaşmama Çocuk ile İlişkinin Düzenlenmesi, Yakınlarına veya Çocuklarına Yaklaşmama, İletişim Araçlarıyla Rahatsız Etmeme, Alkol Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmama gibi önleyici tedbir kararları hakim tarafından alınabilmektedir. Söz konusu tedbir kararlarından bazıları gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ilgili kolluk amirlerince de alınabilmektedir. Kolluk amiri tarafından alınan tedbir kararı kararın alındığı tarihi takip eden iş günü içinde tedbir kararının niteliğine göre mülki amirin veya hakimin onayına sunulmaktadır. Mülki amir tarafından kırk sekiz saat içinde, hakim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden ortadan kalkar. Kanun kapsamında verilen tedbir kararları ilk defasında en çok altı ay için verilebilmekte olup şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hallerde, resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine süresinin veya şeklinin değiştirilmesine kaldırılmasına ya da aynen devam etmesine karar verilebilir.

4- YABANCI UYRUKLU KADINLAR
SORU: Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından, ülkemizde bulunan Suriyeli kadınlara ilişkin yürütülen projeler nelerdir?
CEVAP: Suriye’de devam eden savaş nedeniyle ülkemize gelen Suriye vatandaşlarının toplumsal cinsiyete dayalı şiddet konusunda farkındalıklarının artırılması, Suriyelilere hizmet sunan ilgili personelin toplumsal cinsiyete dayalı şiddete müdahale konusunda kapasitelerinin geliştirilmesi ve bu konuda ülkemize teknik destek sağlanması amacıyla Bakanlığımız Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) işbirliği ile Nisan 2013’den bu yana Gaziantep Nizip Çadır Kampı’nda “Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddetle Mücadele ve Müdahale İnsani Yardım Programı” yürütülmektedir. Söz konusu program kapsamında; Suriyelileri toplumsal cinsiyete dayalı şiddet konusunda harekete geçirmek ve bu konuda farkındalıklarını artırmak, erken yaşta ve zorla evliliklerle ilgili bilgi paylaşımında bulunmak, kadınlar arasında dayanışma inşa etmek ve duygusal becerileri geliştirmek amacıyla, Suriyeli kadınlar ile haftalık toplantılar gerçekleştirilmiştir. Bu toplantılarda kadınların kendilerini ifade etmeleri, birbirleriyle dayanışma göstermeleri, için uygun ortam sağlanmış ve erken yaşta ve zorla evlilikler, aile içi ve kadına yönelik şiddet, yardım ve destek alabilecekleri kurumlar ve başvuru yolları vb. konularda bilgiler verilmiştir.

5- ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE İLİŞKİN ÇALIŞMALAR
SORU: İstanbul Sözleşmesi kapsamında oluşturulması planlanan Kadına Yönelik ve Aile İçi Şiddete Yönelik Mücadelede Uzmanlar Grubu (GREVIO) ve Taraflar Komitesi oluşturulmuş mudur ve bu oluşumlarda ülkemizden temsilci bulunmakta mıdır?
CEVAP: 1 Ağustos 2014 tarihinde İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlük kazanmasıyla sözleşmenin izleme mekanizmaları olan “Taraf Ülkeler Komitesi” ile bağımsız ‘’Kadına Yönelik ve Aile İçi Şiddete Karşı Mücadelede Uzmanlar Grubu (GREVIO)” 2015 yılında oluşturulmuştur. Sözleşmeye taraf olan ülkelerin temsilcilerinden oluşan Taraf Ülkeler Komitesi ilk toplantısında (4 Mayıs 2015), ülkemizi komitede temsil eden Avrupa Komisyonu nezdindeki Daimi Temsilcimiz oybirliğiyle komiteye başkan olarak seçilmiştir. Ayrıca “Kadına Yönelik ve Aile İçi Şiddete Karşı Mücadelede Uzmanlar Grubu (GREVIO)” oluşturulması için yapılan seçimlerde adayımız Prof. Dr. Feride ACAR ilk turda en yüksek oyu alarak GREVIO üyesi olarak seçilmiştir. Sayın ACAR aynı zamanda GREVIO’nun yapılan ilk toplantısında oy birliği ile GREVIO Başkanı olarak seçilmiştir.
SORU: Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına yönelik ne gibi çalışmalarınız bulunmaktadır?
CEVAP: Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından, 2011 yılından beri yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın bilinçlendirilmelerine yönelik projeler yürütülmektedir. Bu bağlamda, 2011-2013 yılları arasında “Yurt Dışında Yaşayan Türk Vatandaşlarına Yönelik Materyal Geliştirme Projesi” ile Belçika’da yaşayan Türk kadınlarına yönelik, Belçika’da kadın hakları ve aile hukuku konularında yaşanan gelişmelerin ve mevcut durumun yansıtıldığı bir kitapçık oluşturulmuştur. Başta Belçika Ankara Büyükelçiliği ve Brüksel/Anvers Başkonsoloslukları olmak üzere, Belçika’daki çeşitli kurum ve kuruluşlara yaklaşık 10.000 adet kitapçığın dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Söz konusu projenin farklı ülkelerde uygulanarak devamlılığının sağlanması amacıyla “Yurt Dışında Yaşayan Türk Vatandaşlarına Yönelik Materyal Geliştirme ve Eğitim Projesi” Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından, 2014 yılında Fransa ve Hollanda’da yaşayan vatandaşlarımıza yönelik olarak yürütülmüştür. Anılan proje ile vize, aile birleşimi prosedürü, oturum hakkı, evlilik ve boşanma, aile içi şiddet, sosyal yardım/destek mekanizmaları girişimcilik vb. konularda Fransa ve Hollanda’da yaşayan vatandaşlarımıza yönelik Fransızca, Türkçe ve Hollanda dilinde kitapçık hazırlanmıştır. Ayrıca 17-27 Eylül 2014 tarihleri arasında kitapçıkta yer alan konuları içeren, uzman avukat ve psikologların yer aldığı eğitim programları düzenlenmiştir. Söz konusu eğitim toplantılarında, hazırlanan kitapçıklar vatandaşlarımıza dağıtılmıştır. Öte yandan kitapçıklar, gerek Fransa ve Hollanda’daki Konsolosluklarımıza, gerekse Ankara’da bulunan Fransa ve Hollanda Büyükelçiliklerine ulaştırılmıştır. Toplamda 13.000 adet kitapçığın dağıtımı gerçekleştirilmiştir.
SORU: Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu oturumlarına ülkemiz tarafından nasıl katkı verilmektedir?
CEVAP: Ülkemiz 1990 yılından bu yana, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü koordinasyonunda TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyeleri, milletvekilleri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerin de yer aldığı resmi bir delegasyonla oturumlara katılım sağlamaktadır. Delegasyon, oturumlar kapsamında düzenlenen genel tartışmalara, yan etkinliklere, resmi panellere ve üst düzey yuvarlak masa toplantılarına katılım sağlamakta; 2010 yılından bu yana özel sektör, sivil toplum, farklı ülkeler ve Birleşmiş Milletler kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde çeşitli yan etkinlikler düzenlemektedir. Ayrıca, delegasyonda bulunan akademisyenler ve uzmanlarımız tavsiye kararlarının müzakerelerine de etkin olarak dahil olmaktadır.
SORU: CEDAW Sözleşmesi kapsamında yürütülen çalışmalar nelerdir?
CEVAP: CEDAW Sözleşmesi’nin 18 inci maddesi uyarınca; taraf devletler, Sözleşme’nin ülkelerinde yürürlüğe girmesini takip eden bir yıl içinde ilk raporlarını, daha sonrada her dört yılda bir dönemsel ülke raporlarını CEDAW Komitesine sunmak zorundadırlar. Söz konusu zorunluluk kapsamında Türkiye Komite’ye,
 İlk Raporunu 29 Ocak 1990 tarihinde,
 İkinci ve Üçüncü Birleştirilmiş Dönemsel Ülke Raporunu 17 Ocak 1997 tarihinde,
 Dördüncü ve Beşinci Birleştirilmiş Dönemsel Ülke Raporunu 20 Ocak 2005 tarihinde,
 6. Dönemsel Ülke Raporunu 2008 yılı sonunda,
 7. Dönemsel Ülke Raporunu ise iletmiş olup Temmuz 2016’da CEDAW Komitesi önünde bir heyet tarafından savunulması beklenmektedir. CEDAW Komitesi; ülke raporları, tavsiye kararları ve ülke raporları kapsamında yapılan nihai yorumların ulusal ölçekte duyurulması ve yaygınlaştırılmasını talep etmektedir. Bu çerçevede, ülkemiz tarafında sunulan raporlar, tavsiye kararları ve nihai yorumlar Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü web sitesinde de (http://kadininstatusu.aile.gov.tr/kaynak/ulusarasi-belgelerkuruluslar/cedaw-ulke-raporlari) yayınlanmaktadır.

6- PROJELER
SORU: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Alanında Yürütülen AB Projeleriniz Var Mıdır? Varsa kısaca bilgi verir misiniz?
CEVAP: Genel Müdürlüğümüzce kadına yönelik şiddetle mücadele amacıyla çeşitli projeler yürütülmektedir.
  1. Aile içi Şiddetle Mücadele Projesi

Bakanlığımızca, 2014-2016 yılları arasında Avrupa Birliği mali desteği ile yürütülmekte olan “Aile İçi Şiddetle Mücadele İçin Kadın Konukevleri” kısa adı ile “Aile İçi Şiddetle Mücadele” projesi 27 Aralık 2013 tarihinde uygulanmaya başlamıştır. Projenin temel hedefi, ülkemizde kadınların insan haklarının korunması konusundaki çalışmalara katkı sağlamaktır.
  Proje, “teknik destek” ve “hibe” olmak üzere 2 bileşenden oluşmaktadır. Teknik Destek Bileşeni  kapsamında; 26 ili kapsayan mevcut durum analizleri ile eğitim ihtiyacı analizleri çıkarılmış olup şiddete maruz kalan kadınlara hizmet veren birimlerin personeline yönelik kadına karşı şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitim programları düzenlenmekte ve hizmet birimlerimize yönelik iyi uygulama örnekleri geliştirilmektedir. Ayrıca hibe bileşeni kapsamında sivil toplum kuruluşlarına hibe verilmiştir. 
(Yükleme Hatası :Could not find a part of the path 'C:\Users\TUGBA~1.BIL\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image001.png'.)
Proje illeri,  Ankara, Bursa, Antalya, İzmir, Samsun, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul; Kırşehir, Nevşehir, Düzce, Sakarya, Mersin, Isparta, Adana, Manisa, Denizli, Trabzon, Erzurum, Konya, Afyon, Şanlıurfa, Diyarbakır, Van, Kocaeli ve Çanakkale olarak belirlenmiştir.
Projenin teknik destek bileşeni kapsamında yürütülen faaliyetler aşağıda yer almaktadır
  • 26 ili kapsayan mevcut durum analizleri ile eğitim ihtiyacı analizleri tamamlanmıştır.
  • 26 il için eylem planlarının geliştirilmesi çalışmaları kapsamında 20 ilin taslak il eylem planları hazırlanmış olup diğer iller için ön hazırlıklar devam etmektedir
  • 506 Polis, 125 Yazı İşleri Müdürü ve 147 Aile Mahkemesi Uzmanı ile 221 Sağlık Çalışanı ve 124 Bakanlığımız personeli olmak üzere toplam 1.123 kamu personelinin eğitici eğitimleri tamamlanmıştır.
  • 31 Sağlık Bakanlığı, 30 Emniyet Genel Müdürlüğü, 26 Adalet Bakanlığı ve 124 Bakanlığımız personeline yönelik toplam 211 kişinin süpervizyon eğitimleri tamamlamıştır.
 Bu eğitimler sonucunda 35.000 sağlık çalışanı ile 140.000 emniyet personeline ulaşılması beklenmektedir
  • ŞÖNİM’ler, konukevi ve konukevi öncesi ve sonrası mekanizmalarının çalışma standartları tanımlanmaktadır. Kadın Konukevleri, İlk Kabul Birimleri ve ŞÖNİM’ler kullanılması planlanan mesleki ve idari formlar geliştirilmiştir.
  • Ankara, İzmir, Denizli, Van, Düzce, Samsun ve Erzurum illerinde pilot uygulama yapılmıştır. Kadın Konukevleri, İlk Kabul Birimleri ve ŞÖNİM’ler için hizmet süreçleri geliştirilmiş olup, yaygınlaştırılması için değerlendirmeler devam etmektedir.
  • 25 Kasım 2015 tarihinde «Kadına Şiddete Karşı Buradayım De» kampanyası başlatılmış ve kampanya kapsamında;
  • Spot film, infografik film, broşür, bloknot, rozet, magnet, pankart, çanta hazırlanmıştır.
  • Basketbol ve futbol maçlarında «Kadına Şiddete Karşı Buradayım De» yazılı pankartlar kullanılmıştır.
  • Televizyon spor programlarında kampanya logosu ekranlarda yer almıştır.
  • Ankara ASPB İl Müdürlüğü binası, Çanakkale’de Truva Atı, İzmir’de tarihi saat kulesi ile TOBB binası, Ankara Büyükşehir Belediye Binası turuncu aydınlatılarak BM «Dünyayı Turuncuya Boya»ya destek sağlanmıştır.
  • Ankara’da açık hava reklam alanlarında spot film gösterilmiştir.
  • Bakanlığımız başta olmak üzere diğer Bakanlıklar web sayfalarında ileti mesajı olarak kampanya logosunu ve spot filmi göstererek destek sağlamışlardır.
  • İletişim stratejisi kapsamında farklı hedef gruplara yönelik farkındalık çalışmalarına devam edilmektedir. Bu bağlamda görünürlük toplantıları düzenlenmektedir.
  • Antalya, Konya ve Trabzon’da olmak üzere, yerel ve ulusal basın temsilcileri ile ‘Yerel Medya Çalışması’ gerçekleştirilmiş olup 105 Medya mensubu katılım sağlamıştır.
  • Antalya, Ankara, Trabzon ve İstanbul’da gerçekleştirilen Aile Hekimleri toplantılarına toplam 280 Aile Hekimi katılım sağlamıştır.
  • Trabzon, Gaziantep, Antalya ve Samsun’da Kamu Üst Düzey Temsilcilerine yönelik İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun ile uygulamalarına ilişkin bilgi paylaşımında bulunulmuştur. Toplamda 204 kişi katılım sağlamıştır.
  • Samsun’da kız öğrenci yurdu personeli ve öğrencilerine yönelik toplumsal cinsiyet ve kadına yönelik şiddet konusunda toplantı gerçekleştirilmiş olup 172 kişi katılmıştır.
  • Ankara’da hanımlar lokali personeline yönelik toplumsal cinsiyet ve kadına yönelik şiddet konusunda 3 adet toplantı gerçekleştirilmiş olup, 290 kişi katılım sağlamıştır.
  • 9-10-11 Ağustos 2016 tarihlerinde  Ankara’da Yenimahalle, Altındağ, Çankaya ve Mamak ilçelerinde görev yapan muhtarlara yönelik erken yaşta evlilikler, kadına yönelik şiddet, şiddet türleri ile şiddetle mücadelede başvuru yapılabilecek kurum ve kuruluşlar başlıklarında 3 adet toplantı gerçekleştirilmiş olup, 107 muhtar katılım sağlamıştır.
  • Ulusal ve uluslararası çalışma ziyaretlerine ilişkin;
  • 24-25 Ağustos 2015 tarihinde Denizli’ye, 7-8 Eylül 2015 tarihinde Samsun’a ulusal çalışma ziyareti faaliyeti kapsamında ziyaretler gerçekleştirilmiştir.
  •  3-6 Kasım 2015 tarihlerinde Hollanda’nın Lahey kentinde düzenlenen 3.Dünya Kadın Konukevleri Konferansı’na Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatından 13 kişi ile katılım sağlanmıştır.
  • 31 Mayıs-3 Haziran 2016 tarihleri arasında Bakanlık merkez ve taşra teşkilatından 20 kişilik bir heyet ile İspanya’ya çalışma ziyareti gerçekleştirilmiştir. Kadına yönelik şiddete ilişkin hem merkezi düzeydeki politikaların, hem de yereldeki uygulamaların görülmesi açısından Madrid ve Madrid çevresi Çalışma ziyareti ile başta sığınma evi öncesi ve sonrası hizmetler olmak üzere İspanya’da koruyucu hizmetlerin kadınlara nasıl sunulduğu konusunda gözlemde bulunma ve bu konuda fikir sahibi olunması amaçlanmıştır.
 
Hibe Bileşeni kapsamında yürütülen faaliyetler aşağıda yer almaktadır:
 
  • Yerel ve ulusal düzeyde sivil toplum kuruluşlarının kadına karşı şiddete yönelik kapasitelerinin güçlendirilmesi için 11 ilde 19 projeye hibe verilmiş olup, Projeler Şubat 2016 itibariyle tamamlanmıştır. Projeler genel olarak kadına karşı şiddetin önlenmesi, kadınların güçlendirilmesi ve haklarının korunması, kadın-erkek eşitliğinin geliştirilmesi gibi konularda hazırlanmıştır. Hibe Faydalanıcılarına yönelik olarak; Hibe Uygulama Eğitimi, İletişim Stratejisi Eğitimi ve Ara Rapor ve Final Raporu Hazırlama Eğitimi gerçekleştirilmiştir.
Konuyla ilgili detaylı bilgilere aşağıda yer alan linkten ulaşılması mümkündür.
www.siddetlemucadele.net
 
  1. 2010 IPA- I Şiddete Maruz Kalan Kadınların Güçlendirilmesi: Elektronik Takip Ve Mal Alımı Projesi
Projenin Amacı: Şiddet mağduru ve risk altında olan kadınların etkin bir şekilde korunması amacıyla kadın konukevlerinin hizmet sunum kapasitesinin arttırılması ve elektronik destek sistemleri kullanılarak şiddet mağdurlarının daha etkin şekilde korunmasıdır. Proje, “teknik destek” ve “mal alımı” olmak üzere 2 temel bileşenden oluşmaktadır.  
Proje Süresi: 12 ay
Toplam Proje Bütçesi: 2.905.882 (2.480.000 Euro AB Katkısı+425.882 Euro Ulusal Katkı )
Projenin teknik destek bileşeni kapsamında “Elektronik Destek Sistemi Pilot Uygulaması” değerlendirilmiş, Avrupa Birliği ülkeleri ve diğer ülkelerdeki iyi uygulama örnekleri incelenmiş ve “ülke modeli” oluşturulmuştur.
Projenin mal alımı bileşeni kapsamında 77 ilde şiddet mağdurlarının ve beraberindeki çocukların korunmalarının ve ihtiyaç duydukları hizmetlere hızlı bir şekilde erişimlerinin sağlanması için 135 adet (14+1) araç alımı gerçekleştirilmiştir.


 

7- KADININ EKONOMİK STATÜSÜ
SORU: Kadın işçilerin ve memurların doğum izni ne kadardır?
CEVAP: Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır (4857 sayılı Kanun, Madde 74). Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir Kadın memura; doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süreyle analık izni verilir (657 sayılı Kanun, Madde 104). Çoğul gebelik durumunda, doğum öncesi sekiz haftalık analık izni süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği hâlinde doğumdan önceki üç haftaya kadar kurumunda çalışabilir. Bu durumda, doğum öncesinde bu rapora dayanarak fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası analık izni süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası analık izni süresine ilave edilir. Doğumda veya doğum sonrasında analık izni kullanılırken annenin ölümü hâlinde, isteği üzerine memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilir.
SORU: Kadın işçi ve memur doğum sonrası ücretsiz izin alabilir mi?
CEVAP: Kadın işçi doğum sonrası ücretsiz izin alabilir. İsteği halinde kadın işçiye, toplam 16 haftalık (çoğul gebeliklerde 18 haftalık) doğum izninin dışında 6 aya kadar ücretsiz izin verilir (4857 sayılı Kanun, Madde 74). Doğum yapan memura, 16 ile 18 haftalık doğum izinden sonra analık izni süresinin bitiminden; eşi doğum yapan memura ise, doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine 24 aya kadar ücretsiz izin verilir (657 sayılı Kanun, Madde 108).
SORU: Kadın işçi ve memurun emzirme izni ne kadardır?
CEVAP: Kadın işçiye bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde 1,5 saat emzirme izni verilir (4857 sayılı Kanun, Madde 74). Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde 3 saat, ikinci altı ayda günde 1,5 saat süt izni verilir (657 sayılı Kanun, Madde 104).
SORU: Eşinin doğum yapması nedeni ile işçiye ve memura kaç gün izin verilmektedir?
CEVAP: 4857 sayılı İş Kanuna tabi olarak çalışanlara eşinin doğum yapması nedeni ile 5 gün (4857 sayılı Kanun, Ek Madde 2), memura ise eşinin doğum yapması hâlinde, isteği üzerine 10 gün babalık izni verilir (657 sayılı Kanun, Madde 104).
SORU: Çocuğumun kreşe gitmesi için alabileceğim maddi destek miktarı nedir?
CEVAP: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çocuğunu kreşe gönderen kişilere verilen herhangi bir maddi kreş yardımı bulunmamaktadır.
SORU: Maddi durumum uygun değil çocuğumu kreşe göndermek istiyorum, ücretsiz olarak kreşe gönderebilir miyim?
CEVAP: "Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ve Özel Çocuk Kulüpleri Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde açılış iznini Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan almış olan kreşlerden, bahsi geçen Yönetmeliğin ilgili hükmünce, şartlarınızın uygun olması halinde, ücretsiz olarak yararlanılabilmektedir. Bu hizmetten yararlanabilmek için yaşadığınız ilde bulunan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne başvurabilirsiniz.
SORU: İş arıyorum, nerelere başvurabilirim?
CEVAP: İlinizde bulunan Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne başvuruda bulunabilirsiniz.
SORU: Kendi işimi kurmak istiyorum. Paraya ihtiyacım var ne yapabilirim?
CEVAP: KOSGEB’den girişimcilik eğitimi aldınız ve iş kurmak istiyorsunuz ya da girişimciyseniz ve işinizi geliştirmek istiyorsanız, KOSGEB’in girişimcilik destek programlarından yararlanabilirsiniz. Bu kapsamda, ilinizde bulunan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Hizmet Müdürlüklerine başvurabilirsiniz. Söz konusu destek programları hakkında bilgiye, www.kosgeb.gov.tr adresinden, (0312) 595 28 00 nolu telefon numarasından ya da 441 1 567 çağrı merkezinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca, gelir getirici proje desteklerinden yararlanmak için bulunduğunuz il veya ilçedeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına, proje desteklerinden yararlanmak için bölgenizdeki Kalkınma Ajanslarına, Mikrokredi ile ilgili olarak Valiliğe, Tarımsal alandaki projeleriniz için Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’na (TKDK) başvurabilirsiniz.
SORU: Kooperatif kurmak istiyorum nereye başvurabilirim?
CEVAP: Kırsal alanda faaliyet gösterecek kooperatifler için bulunduğunuz ildeki Tarım İl Müdürlüklerine, diğer kooperatifler için ise Gümrük ve Ticaret İl Müdürlüklerine başvurabilirsiniz.
SORU: İş yaşamında karşılaştığım sorunlarla ilgili nerelere şikayet ve başvuruda bulunabilirim?
CEVAP: Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi “ALO 170” 7 gün 24 saat boyunca çalışma hayatı ve sosyal güvenlik hakkında her türlü soru, öneri, eleştiri, ihbar, şikayet, başvuru ve taleplerinizi etkin ve hızlı bir biçimde çözüme kavuşturabilmek amacıyla hizmet vermektedir. Ayrıntılı bilgiye, www.csgb.gov.tr adresinden ve (0312) 296 60 00 nolu telefondan ulaşabilirsiniz. Ayrıca, Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) ve Bilgi Edinme yollarıyla ilgili kurumlara başvuruda bulunabilirsiniz. Diğer taraftan, gerekli şartları sağlamanız halinde Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmanız da mümkündür.. Ayrıntılı bilgiye, www.ombusman.gov.tr adresinden ve (0312) 465 22 00 nolu telefondan ulaşabilirsiniz.

8- KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE ARAŞTIRMALARI
SORU: Kadına yönelik şiddetle mücadelede izlenecek politikaların belirlenmesi amacıyla araştırma yaptınız mı? Yapıldı ise kısaca bilgi verir misiniz?
CEVAP: Ülkemizde kadına yönelik şiddetle ilgili veri toplamak ve kadına yönelik şiddetle mücadele etmek için oluşturulacak politikaların ve programların daha etkili olmasına imkân sağlamak amacıyla, 2008 yılında o zamana kadar yapılan en kapsamlı araştırma özelliğini taşıyan “Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması” gerçekleştirilmiştir. Araştırma ile kadına yönelik aile içi şiddetin yaygınlığı ve türleri, nedenleri ve sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi elde edilmiştir. Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması; kadına karşı şiddetle ilgili ulusal düzeyde veri geliştirmek, sorun alanlarını tespit ederek kapsayıcı politikalar oluşturmak ve mevcut politikalar ve mevzuatın uygulamasını gözden geçirmek amacıyla 2014 yılında güncellenmiştir. Söz konusu araştırma sonuçları şiddetle ilgili sosyal politikaların bütüncül ve kararlı şekilde yürütülmesi ve yeni politikalara kaynak oluşturması açsından büyük önem arz etmektir. Söz konusu araştırmalar TÜİK resmi istatistik verisi olarak kabul edilmektedir Bakanlığımızın ana yararlanıcısı olduğu Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü işbirliği ile gerçekleştirilen Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırmasının 2008 ve 2014 yılı sonuçlarına (http://kadininstatusu.aile.gov.tr/uygulamalar/kadina-yonelik-aile-ici-siddet-arastirmasi ) internet adresinden ulaşılabilmektedir. Ayrıca kadına yönelik şiddetle daha etkili bir şekilde mücadele etmek ve konuya yönelik politika ve programların geliştirilmesine imkân sağlamak amacıyla, 2014 yılı Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırma verisinin daha ayrıntılı olarak analiz edileceği bir “İleri Analiz Çalışması” Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilecektir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanmasına Yönelik Etki Analizi Projesi ile 6284 sayılı Kanun kapsamında haklarında tedbir kararı verilen şiddet mağduru ve şiddet uygulayanlarla kanun uygulayıcılarının gözünden Kanunun etkisi ve etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. 2014 yılında saha çalışması yapılmış olup 2015 yılın da araştırma sonuçları doğrultusunda ilgili tüm tarafların işbirliğinde kapsamlı bir yol haritası hazırlanacaktır.
SORU: Türkiye’de ve dünyada kadına yönelik şiddete ilişkin veriler nelerdir?
CEVAP: Kadına yönelik şiddet yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada ciddi bir toplumsal sorun olarak varlığını sürdürmektedir. BM verilerine göre, dünya genelinde hayatında en az bir kez eşi veya yakın ilişki içinde bulunduğu kişi tarafından şiddete maruz kalan kadınların oranı yüzde 59’a kadar çıkabilmektedir. 2014 yılında 28 AB ülkesin de 42.000 kadınla yapılan araştırma;
 Her üç kadından birinin 15 yaşından itibaren fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığını,
 Kadınların yaygın biçimde istismara uğradığını ancak bunların çok azının kayıtlara geçtiğini, aile içi şiddet vakalarının sadece %14’ü ve diğer şiddet vakalarının sadece %13’ünün rapor edildiğini,
 Şiddetin gerçekleştiği ilişkiyi bitiren kadınların hala risk altında olduğunu,
 Her beş kadından ikisinin (%43) şimdiki veya eski eşi/hayat arkadaşından psikolojik şiddet gördüğünü,
 Eşi veya hayat arkadaşının şiddetine maruz kalan kadınların %42’sinin hamile iken de şiddet gördüğünü göstermiştir. Ülkemizde 2008 ve 2014 yılında gerçekleştirilen Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması sonuçlarına ilişkin bazı çarpıcı veriler ise şu şekildedir:
 2014 araştırmasında ülke genelinde yaşamının herhangi bir döneminde eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların oranı %36’dır. (son on iki ayda %8). Bu oranın 2008 araştırmasın %39 olduğu görülmektedir. Geçen süre içerisinde %3’lük bir düşüş yaşanmıştır.
 Hayatının herhangi bir döneminde duygusal şiddet yaşayan kadınların oranı %44’tür. Söz konusu oran 2014 ve 2008 araştırmalarında aynı kalmış olup duygusal şiddet oranın değişmediği görülmüştür.
 2014 araştırmasında yaşamının herhangi bir döneminde cinsel şiddete maruz kalan kadınların oranı %12’dir. (son on iki ayda %5). 2008 araştırmasında ise bu oran %15 olarak görülmektedir. Geçen yıllar içerisinde cinsel şiddet oranında da %3’lük bir düşüş gerçekleşmiştir.
 2014 araştırmasında yaşamın herhangi bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddetin birlikte yaşanma oranı % 38’dir. 2008 araştırmasında ise bu oran %41,9’dur. Fiziksel ve cinsel şiddetin birlikte yaşanma oranı da yaklaşık %42lük bir düşüş yaşanmıştır.
 2014 araştırmasında yaşadıkları şiddeti kimseye anlatamayan kadınların oranı %44’tür. 2008 araştırmasında ise bu oran %48,5’dir. Geçen süre içerisinde yaklaşık yüzde 5’likbir düşüş yaşanmıştır.

9- ÜLKEMİZDE KADININ DURUMUNA İLİŞKİN İSTATİSTİKİ VERİLER
SORU: Toplumsal alanda (çalışma hayatına katılım, eğitim, sağlık, karar alma mekanizmalarına katılım vb.) kadının güçlenmesine ilişkin istatistiki veriler nelerdir?
CEVAP: Ülkemizde kadının durumuna ilişkin güncel veriler aşağıdaki tablolarda yer almaktadır.

A) Eğitim
Okuma-Yazma Durumu ve Cinsiyete Göre Nüfus (6+ Yaş)
Okuma-Yazma Durumu ve Cinsiyete Göre Nüfus (6+ Yaş)
 
Okuma-Yazma Durumu 2000 2015
Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın
Toplam 59.859.243 30.245.445 29.613.798 70.497.783 35.304.074 35.193.709
Okuma-Yazma Bilmeyen 7.589.657 1.857.132 5.732.525 2.644.144 452.277 2.191.867
Kaynak: TÜİK Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı 2015 Sonuçları
* Yabancılar kapsama alınmamıştır.

Okuma-Yazma Durumu ve Cinsiyete Göre Oranlar (6+ Yaş) 2015 Türkiye
 
Okuma-Yazma Durumu 2000 % 2015 %
Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın
Okuma-Yazma Bilmeyen 12,7 6,1 19,4 3,7 1,2 6,2
Kaynak: TÜİK Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı 2015 Sonuçları
* Bilinmeyenler hesaba katılmamıştır.

Okul Öncesi Eğitim 2015-2016 Öğretim Yılı Net Okullaşma Oranları
 
Yaş Toplam Erkek Kadın
3-5 Yaş 33,26 33,63 32,87
4-5 Yaş 42,96 43,53 42,36
5 Yaş 55,48 56,74 54,16
Kaynak: MEB Milli Eğitim İstatistikleri, Örgün Eğitim 2015-2016
 
 
 
 
Eğitim Kademelerine Göre Net Okullaşma Oranları (2015-2016)
 
Eğitim Yılı İlköğretim Net Okullaşma Oranı Ortaöğretim Net Okullaşma Oranı Yükseköğretim Net Okullaşma Oranı
Erkek Kadın Erkek Kadın Erkek Kadın
2002-2003 94,49 87,34 55,72 45,16 15,73 13,53
2014-2015 İlkokul Ortaokul İlkokul Ortaokul 79,36 80,24 37,95 41,1*
94,54 94,36 95,22 94,43
Kaynak: MEB Milli Eğitim İstatistikleri, Örgün Eğitim 2015-2016
*   Yükseköğretim verisi 2014-2015 yılına aittir.
 
 
Yaş CİNSİYET ORANI
İlköğretim Ortaöğretim Yükseköğretim
2002-2003 91,10 72,32 74,33
2014-2015 İlkokul Ortaokul 95,56 90,15*
100,57 103,20
Bilinmeyenler hesaba katılmamıştır.Kaynak: TUİK, Eğitim İstatistikleri, 2015-2016
*Yükseköğretim verisi 2014-2015 yılına aittir.
 
B) SAĞLIK
Doğuştan Beklenen Yaşam Süresi
 
Yıl Erkek Kadın
2002 69,9 73,9
2013 74,7 79,2
2014 74,8 79,3
Kaynak: TÜİK
Doğurganlık Hızı
 
Yıl Toplam Doğurganlık Hızı (Çocuk Sayısı)
1993 2,65
1998 2,61
2003 2,23
2008 2,16
2013 2,26
Kaynak: TNSA
Anne Ölümleri
 
Yıl Anne Ölümleri (Yüz bin Canlı Doğumda)
1998 49
2005 28,5
2013 15,9
2014 15,2
2015 13,7
Kaynak: Sağlık Bakanlığı
Bebek Ölümleri
 
Yıl Bebek Ölüm Hızı (Her Bin Doğum İçin )
1993 53
1998 43
2003 29
2008 17
2013 13
2015* 7,6
Kaynak: TNSA, *Sağlık Bakanlığı
 
Doğum Öncesi Bakım Hizmetleri
 
Yıl Doğum Öncesi Bakım Hizmeti Alma Oranları
1998 68
2003 80,9
2008 92
2013 97
2014* 97
Kaynak: TNSA, *Sağlık Bakanlığı
Doğumun Sağlık Kuruluşunda Gerçekleşmesi
 
Yıl Doğumun Sağlık Kuruluşunda Gerçekleşme Oranları
1998 73
2003 78
2008 90
2013 97,2
2014* 98
Kaynak: TNSA, *Sağlık Bakanlığı


C) ÇALIŞMA YAŞAMINA KATILIM

Kadınların İşgücü Piyasasındaki Durumu (Bin kişi, %)
 
Yıl 15+ Nüfus (bin kişi) İşgücü
(bin kişi)
İstihdam edilenler
(bin kişi)
İşgücüne Katılma Oranı (%) İstihdam
Oranı (%)
İşsizlik Oranı
(%)
İşgücüne Dâhil Olmayan Nüfus (bin kişi)
2005 24.686 5.750 5.108 23,3 20,7 11,2 18.936
2006 25.080 5.916 5.258 23,6 21,0 11,1 19.165
2007 25.480 6.016 5.356 23,6 21,0 11,0 19.464
2008 25.855 6.329 5.595 24,5 21,6 11,6 19.526
2009 26.317 6.851 5.871 26,0 22,3 14,3 19.466
2010 26.740 7.383 6.425 27,6 24,0 13,0 19.357
2011 27.273 7.859 6.973 28,8 25,6 11,3 19.414
2012 27.773 8.192 7.309 29,5 26,3 10,8 19.581
2013 28.197 8.674 7.641 30,8 27,1 11,9 19.523
2014 28.841 8.729 7.689 30,3 26,7 11,9 20.112
2015 29.281 9.225 8.058 31,5 27,5 12,6 20.056
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hanehalkı İşgücü İstatistikleri
 
Kadın İstihdamının Sektörel Dağılımı(%)
 
Yıl Hizmetler
 (%)
Tarım
(%)
Sanayi
(%)
2005 37,1 46,3 16,6
2006 40,0 43,6 16,4
2007 41,1 42,7 16,1
2008 42,1 42,1 15,8
2009 43,7 41,7 14,6
2010 41,7 42,4 15,9
2011 42,6 42,2 15,2
2012 45,8 39,3 14,9
2013 47,7 37,0 15,3
2014 49,9 33,0 17,1
2015 52,5 31,4  16,1*
*Sanayi sektörünün içine, %0,9’luk paya sahip inşaat sektörü de dâhil edilmiştir.



















Eğitim Durumlarına Göre Kadın İşgücü Durumu (%)
 
  Okur-yazar Olmayanlar Lise altı eğitimliler Lise Mesleki veya Teknik Lise Yükseköğretim
Yıl İşgücüne Katılma Oranı (İKO) İşsizlik Oranı (İO) İKO İO İKO İO İKO İO İKO İO
2005 15,6 2,3 19,9 8,1 26,9 23,2 36,8 23,9 69,1 14,1
2006 14,7 1,6 20,1 8,6 27,9 23,0 36,2 20,9 68,8 13,0
2007 14,4 1,7 19,6 7,8 28,4 22,1 36,4 20,9 69,4 13,9
2008 14,5 2,5 20,2 8,9 29,1 20,6 38,3 20,6 70 14,3
2009 15 3 21,8 11,4 30,4 26,3 39,1 25,9 70,8 16,3
2010 16,3 2,4 23,8 10,3 30,4 24,9 39,8 22,5 71,0 15,9
2011 16,8 1,1 24,2 8,1 30,2 18,7 38,4 20,1 70,7 13,3
2012 16,7 1,4 25,6 8,1 30,6 19 38,1 19,4 70,9 14,7
2013 17,4 2,3 26,3 9,4 32,1 20,1 39,3 20,4 72,2 15,1
2014 16,0 3,0 25,8 9,3 31,9 19,1 39,8 19,3 71,3 15,5
2015 16,1 2,9 26,6 10,1 32,7 20,3 40,8 18,1 71,6 16,3
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hanehalkı İşgücü İstatistikleri
 
 
Kadın İstihdamının İşteki Durumuna Göre Dağılımı (%)
 
Yıl Ücretli veya yevmiyeli İşveren Kendi hesabına Ücretsiz aile işçisi
2005 48,3 1,0 13,0 37,7
2006 50,8 1,3 12,5 35,4
2007 52,4 1,4 11,5 34,7
2008 53,2 1,4 11,0 34,4
2009 51,1 1,3 12,8 34,8
2010 50,7 1,3 12,8 35,2
2011 51,6 1,2 11,7 35,5
2012 54,3 1,3 10,8 33,6
2013 56,6 1,2 10,7 31,5
2014 60,2 1,2 9,1 29,5
2015 61,7 1,2 8,7 28,4
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hanehalkı İşgücü İstatistikleri
 
Kadınların işgücüne dâhil olmama nedenleri (Bin kişi,%)
 
Yıl İşgücüne dâhil olmayan nüfus İş aramayıp, çalışmaya hazır olanlar Mevsimlik çalışanlar Ev işleriyle meşgul Eğitim/    Öğretim Emekli Çalışamaz halde Diğer
2005
 
18.936 845
(%4,5)
310
(%1,6)
12.703
(%67,0)
1.472
(%7,8)
584
(%3,1)
1.966
(%10,4)
1.056
(%5,6)
2006
 
19.164 1.019
(%5,3)
259
(%1,3)
12.409
(%64,8)
1.553
(%8,1)
651
(%3,4)
2.096
(%10,9)
1.179
(%6,2)
2007 
 
19.464 935
(%4,8)
207
(%1,1)
12.124
(%62,3)
1.598
(%8,2)
695
(%3,6)
2.029
(%104)
1.875
(%9,6)
2008
 
19.526 1019
(%5,2)
243
(%1,2)
12.186
(%62,4)
1.670
(%8,5)
682
(%3,5)
2.144
(%11)
1.582
(%8,1)
2009
 
19.466 1.164
(%6,0)
67
(%0,3)
12.101
(%62,1)
1.832
(%9,4)
763
(%3,9)
2.143
(%11)
1.397
(%7,3)
2010
 
19.357 1.135
(%5,9)
49
(%0,3)
11.914
(%61,5)
1.912
(%9,9)
730
(%3,8)
2.156
(%11,1)
1.461
(%7,5)
2011 19.414 1.092
(%5,6)
50
(%0,2)
11.872
(%61,2)
2.043
(%10,5)
772
(%4,0)
2.174
(%11,2)
1.410
(%7,3)
2012 19.581 1.052
(%5,4)
51
(%0,2)
11.992
(%61,3)
2.153
(%11)
836
(%4,3)
2.182
(%11,1)
1.316
(%6,7)
2013 19.523 1.193
(%6,1)
37
(%0,2)
11.463
(%58,7)
2.221
(%11,4)
831
(%4,3)
2.360
(%12)
1.419
(%7,3)
2014 20.112 1.501
(%7,5)
67
(%0,3)
11.589
(%57,6)
2.250
(%11,2)
824
(%4,1)
2.512
(%12,5)
1.368
(%6,8)
2015 20.056 1.404
(%7,0)
68
(%0,4)
11.498
(%57,3)
2.275
(%11,3)
926
(%4,6)
2.527
(%12,6)
1.359
(%6,8)
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hanehalkı İşgücü İstatistikleri

D) SİYASET VE KARAR ALMA MEKANİZMALARINA KATILIM
Türkiye’de Kadın Milletvekili Oranları
 
Seçim Yılı Parlamentodaki
Milletvekili sayısı
Kadın milletvekili sayısı Toplam içindeki pay (%)
1995 550 13 2,4
1999 550 22 4,0
2002 550 24 4,4
2007 550 50 9,1
2011 550 79 14,4
2015 550 81 14,73
Kaynak: TBMM
Kadınların Yerel Yönetimlerdeki Temsili
 
Yıllar   Toplam Sayı Kadın Sayısı Kadın Oranı (%)
2009 Büyükşehir Belediye Başkanı Sayısı 16 0 0
Belediye Başkanı Sayısı 2.931 26 0,9
Belediye Meclis Üye Sayısı 32.475 1.474 4,5
İl Genel Meclis Üye Sayısı 3.281 115 3,5
TOPLAM 38.703 1.615 4,2
2014 Büyükşehir Belediye Başkanı Sayısı 30 3 10
Belediye Başkanı Sayısı 1.381 40 2,9
Belediye Meclis Üye Sayısı 20.498 2.198 10,7
İl Genel Meclis Üye Sayısı 1.251 60 4,8
TOPLAM 23.160 2.301 9,9
Kaynak: İçişleri Bakanlığı, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü
 
 
 
Cinsiyete Göre Üst Düzey Memur* Sayıları
 
Yıllar Toplam Erkek Kadın
Sayı Oran Sayı Oran Sayı Oran
2010 5.945 % 100 5.539 % 93,17 406 % 6.83
2011 5.620 % 100 5.251 % 93,43 389 % 6.57
2012 5.859 % 100 5.441 % 92,87 418 % 7.13
2013 6.186   5.744 %92,85 442 7.15
2014 6.414 % 100 5.940 % 92,61 474 % 7.39
2015 6.700 %100 6.219 92,82 481 %7.18
2016(Mayıs) 6.737 %100 6.254 %92.83 483 %7,17
Kaynak: DPB ( Devlet Personel Başkanlığı )
(*) Bakan Yardımcıları, Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, Valiler, Vali Yardımcıları, Kaymakamlar, Bağlı Kurum Başkanı, Bağlı Kurum Başkan Yardımcısı, Bakanlık Bünyesindeki Genel Müdürler, Bağlı Kurum Genel Müdürleri, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcıları, Kurul Başkanı, Kurul Üyeleri, Daire Başkanı, Ünvanları, Bölge Müdürleri, Bölge Müdür Yardımcıları, İl Müdürleri, Başkanlık Müşavirleri, İlişkili Kurum Başkanları, İlişkili Kurum Başkan Yardımcıları, İlgili Kurum Başkanları, İlgili Kurum Başkan Yardımcıları, Yargı Organları Başkanları
Kaynak: TÜİK Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) Sonuçları 2014